Sahilde
21 Mart Cumartesi, 2020

Şarkıları mırıldanmak gibi garip bir alışkanlığım var, sonrasında, içinde olduğum durumla bir ilgisi olduğunu anlıyorum. Bunu ilk kez, gençken Paris metrosunda kaybolmuş bir şekilde Beatles’ın ‘Help’ şarkısını söylerken farkettim.

Bu günlerde, ” televizyondan gelen adam trene yürüdü, acaba bu sefer kime gününü gösterecek…”ve sonradan farkettim ki, Elvis Costello’nun “Waiting For the End Of the World” adlı şarkısını söylüyorum.

Öyle.

Son birkaç aydır çalı yangınları bitip hava nefes alınabilir hale gelince Melbourne’da yaşam epey sessiz oldu. Dört yaşındaki çocuğuma (annesi turdayken) babalık yapıyordum, okuyordum ve yazıyordum. Perth’e gittim ve bir okuma yaptım, Adelaide’ye gittim ve Penfolds Grange Hermitage 2008 içtim, köpeğim Lola’yı gördüm ve Güney Avustralya Üniversitesi tarafından bana doktora verildi.

Amanda’nın 14 aylık tur bitimi tatilini yapıp eve, Woodstock’a dönmek için Yeni Zelanda’dan dönmesini bekliyordum, Amanda turdan sonra dinlenir ve ben de iş temposuna geri dönerdim.

Sonra Amanda’dan bir telefon aldım, ertesi gece, gece yarısından önce Wellington’a ulaşmak için Melbourne evini toparlayıp ertesi sabah erkenden uçmamı istedi. Gece yarısından sonra oraya varırsak, zorunlu 14 gün izolasyona ihtiyaç duyulacaktı. Yeni Zelanda’ya uçtuk (Marissa dadımız Woodstock’a uçtu, ama neyse ki bana ve Amanda’ya yardım eden Xanthea, bizimle birlikte çıkmaya gönüllü oldu-Amanda’nın, küçük bir çocukla bir havaalanına kolayca girip çıkmak için çok fazla çantası olduğu için benim adıma muazzam bir rahatlama sebebi oldu.).

Wellington’a indik.

Amanda turunun son konserini boş bir kilisede yaptı ve içeri girip kürsüden The Masque of the Red Death’i ve daha sonra Goodnight Moon’u okudum. (Wellington’daki St Peter’s mekânı gerçekten harikaydı ve insanlar çok nazik ve yardımseverdi.) (Hepsini burada izleyebilirsiniz.)

IMG_20200316_194245

Amanda’nın kiraladığı eve gittik. (Ash ve ben Melbourne’dayken sadece onun ve eski arkadaşı Kya ve Kya’nın üç kızı ile birkaç gün boyunca kalacağı bir yerdi. Şimdi bir hafta boyunca hepimiz kalacaktık.) Sonra yurt dışından uçanlara Yeni Zelanda hükümetinden kendini izole etme duyurusu geldi. Son beş gündür tecritteyiz. Zor değil: hiçliğin ortasındayız. Bazen sahilde yürüyoruz, başka insanları gördüğümüzden onlardan uzak duruyoruz.

Sahilde2

Birkaç gün içinde Amanda, Ash, Xanthea, ve ben eve daha çok benzeyen bir yere taşınıp tecrite devam ediyoruz ve Kya ve kızları eve gidip orada tecrite giriyorlar.

Ailemle birlikte olduğum ve üçümüz (ve Xanthea) birlikte olduğumuz için çok şanslı hissediyorum. Melbourne’da kalsaydım, Amanda’nın turundan sonra geri dönebileceğini düşünmüştüm, ama bu olmazdı. Ülkeler sınırları kilitliyor ve uçaklar iptal ediliyor. Yani Ash ile Yeni Zelanda’ya gelmek gerçekten yapabildiğim en akıllıca şeydi.

Yeni Zelanda’da ne kadar kalacağımızdan emin değilim. Bir sürü konferans görüşmesi ve bir sürü Zoom konuşması yapıyorum, biliyorum. Bazı şeylerin gecikmesini izliyorum ve önümüzdeki birkaç ay içinde yapmam gereken okumaların veya görüşmelerin çoğu iptal oluyor veya erteleniyor.

Arkadaşlarım için endişeleniyorum-yazar olmayanların hepsi büyük insan gruplarıyla etkileşime girmesi gereken işlerde, yani hepsi şu an işsiz, işleri askıya alınmış ya da iptal edilmiş, gelirleri ellerinden gitmiş durumda. Amanda ve ben Woodstock’taki yerimize dört ya da beş aile yerleştiriyoruz — çoğunlukla New York’lu mülteciler, Boston’lu bazı mülteciler. İyi olduklarını umuyoruz.

İsteyen herkesin şu anda kitaplarımı kullanabileceğini söyledim-onları çevrimiçi okuyun, yayınlayın veya çocukları veya sevdiklerinizi onlarla eğlendirin. Mantıklı bir şey gibi görünüyor.

Ve gerçekten bir şeyler yazarım diye düşünüyorum.

Leave a Reply